Ana Sayfa Güncel Haberler 20 Haziran 2018 65 Görüntüleme

“F-35’lerin tesliminde bir gecikme söz konusu değil”

Star TV’de soruları yanıtlayan Başbakan Yıldırım, F-35’lerin teslimatının gecikmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım, Star TV’de “Seçim Özel” programına İzmir’den katılarak Nazlı Çelik’in soruları yanıtladı, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD Senatosu’nun F-35 kararını değerlendiren, Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: “Bu Amerikan yönetimine gidecek, uygulayacak veya uygulamayacak, o ayrı bir konu. Şu anda o safha yapılmış değildir. Yani yönetim, kongreye bir rapor verecek, diyecek ki ‘Siz böyle bir karar aldınız ama bu uygun bir karardır veya değildir.’ şeklinde yönetimin de bir cevap verme hakkı var. Bu süreçler biraz daha devam edecek. Bunların F-35’lerin teslimini etkilemesi söz konusu değil. Kongrede ortaya atılan bu iddiaların arka planına iyi bakmak lazım, nereden geliyor, neden kaynaklanıyor? FETÖ ile ilgili, Rahip Brunson ile ilgili aramızda ABD ile bir süredir devam eden bir gerginlik var. Halk Bankası davası var. Biz ABD ile sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesini tercih ederiz. Ama bizim tercihimiz yetmez, aynı dostane yaklaşımı ABD’den de görmemiz lazım. Yani bizim S-400’ü niye aldığımızı sorgularken, ABD’nin de ‘Türkiye Suriye’de, Irak’ta teröre karşı savunmasız kalırken niye biz yardımcı olmadık?’ sorusunu da kendisine sorması lazım.”

Bayram ziyareti için giden Suriyelilerin artık ülkesine dönebileceği yönündeki tartışmalara ilişkin Yıldırım, “Muharrem İnce’nin ne dediği çok önemli değil. Sorumluluk bizde. Tabii ki memleketine gitmek istiyorsa gider, orada kalacaksa iradesiyle kalabilir ama bir yaşam tehdidi varsa, önemli bir sıkıntı varsa biz bunu göz ardı edemeyiz. insanların yüzüne kapıyı kapatamayız, ölüme terk edemeyiz. Bizim inancımızda da geçmişimizde de bu yok. Türkiye Osmanlı döneminde de Cumhuriyet döneminde de dardaki, zordaki insanlara kucak atmış. Yakın tarihimizde de var; Bulgaristan’daki soydaşlarımız, Ahıska Türkleri, diğerleri… Türkiye hepsine kucak açtı ve bundan bir şey kaybetmedi.” değerlendirmesini yaptı.

Yıldırım, başbakanlık yaptığı dönemi “kısa ama ama cumhuriyet tarihinde akılda en çok kalacak 2 yıl” olarak tanımlayarak, “15 Temmuz darbe girişimi, Fırat Kalkanı, ondan sonra terörle taarruz esaslı bir mücadele, anayasa değişikliği, anayasa değişikliğinin kabul edilmesi, 16 Nisan halk oylaması, Türkiye’nin 2017’de krize gireceği ve ekonomisinin çok kötüye gideceği senaryoları, reyting kuruluşlarının olumsuz açıklamaları, 2017’de dünyanın en fazla büyümesini sağlanması. Seçimlere gidiyoruz ve böylece 16 Nisan 2017’de milletimizin verdiği kararı 24 Haziran’da hayata geçiriyoruz ve Türkiye’nin 94 yıllık yönetim şeklini değiştirmiş oluyoruz.” diye konuştu.

YENİ GÖREV SORUSU

Seçimlerin ardından yeni görevinin ne olabileceği sorusuna Yıldırım, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilmesi dışında aklımızın ucundan hiçbir şey geçmez.” yanıtını verdi. 

“Ben şahsımla ilgili hiçbir konuyu bugüne kadar konuşmadım, bundan sonra da konuşmam. En önemli görevim 24 Haziran seçimlerinden partimizin en iyi sonuçları alması.” ifadelerini kullanan Yıldırım, 36 ilde miting yaptığını hatırlattı. 

Başkan Yardımcısı olup olmayacağı yönündeki soruyu Yıldırım, “Bütün bunların hiçbiri gündemimizde yok. Konuşulmuş konular değil, bütün arkadaşlarımızı, bakanlarımızın, milletvekillerimizin, milletvekili adaylarımızın, belediye başkanlarımızın aklı fikri 24 Haziran seçimlerini sağ salim, güvenlik içinde başarılı şekilde yapılması.” şeklinde yanıtladı. 

SEÇİM SONUÇLARI ÖNGÖRÜSÜ

Binali Yıldırım, 24 Haziran seçimleri hakkındaki öngörüsünü de “Biz birinci turda biteceğini düşünüyoruz. Sahadan aldığımız intibalar, sahadaki coşku, vatandaşlarımıza yaptığımız konuşmalar, görüşmeler bir sıkıntı olmadığını gösteriyor.” ifadeleriyle açıkladı. 

“Eğer seçim ikinci tura kalırsa, kimlerin arasında olur?” sorusu üzerine de Yıldırım, “Ben öngörmediğim bir sorunun cevabını vermesem müsaadenizle. Birinci turda bitecek inşallah.” dedi. 

TANSU ÇİLLER’İN MİTİNGE KATILMASI

Eski başbakanlardan Tansu Çiller’in İstanbul mitingine katılmasının ardından “bakan olup olmayacağı” yönündeki iddialara ilişkin soru üzerine Yıldırım, şunları söyledi:

“Hiçbir kimseyle hiçbir pozisyon için konuşma, görüşme olmadığını ben biliyorum. İster partideki arkadaşlarımız ister dışarıdakiler olsun. Tansu Çiller’in gelmesinin arka planı Türkiye Cumhuriyeti’nde mevcut sistem içinde 28 Şubat ile muhatap olmuş ve millet iradesi elinden zorla alınmış, istifaya zorlanmış bir başbakan, bu haksızlığı yaşamış bir başbakanın feryadıdır o. Vesayet döneminin ortadan kalkması için verilen mücadelede ‘Ben de varım’ diye gelmiştir. Kendisine milletimiz adına teşekkür ederiz.”

“MİLLET İTTİFAKI, YIKIM İTTİFAKI”

Millet İttifakı’nın kampanyalarına baktığında bir “yıkım ekibi” gördüğünü ifade eden Yıldırım, ortada yapıcı bir şey göremediğini söyledi. 

Yıldırım, şöyle konuştu:

“İstedikleri kadar ittifak kurabilirler, benim itirazım söylemlerine. Söylemler ülkemizin yararına yapıcı söylemler değil. Bir intikam hırsıyla hareket ediyorlar, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ı devireceğiz.’ Başka bir şey söylemiyorlar. Millet bununla mı ilgileniyor, milletin ilgilendiği konulara niye girmiyorsunuz. Yerli araba yapmak ilkellikmiş, Kanal İstanbul’u iptal edeceklermiş, nükleer santrali durduracaklarmış, daha bir sürü şey, Saray’ı başına yıkacakmış. Bir kin, intikam duygusuyla hareket ederseniz bu ülkenin başına nasıl Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Hızlı tren göçü artırıyormuş gibi abuk subuk şeyler. Bu şöyle bir sonuç veriyor; bunlar yıkmak için kendilerini şartlandırmışlar.”  

Yıldırım, başbakanlığında Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü gibi önemli hizmetlere imza attıklarını belirtti.

Köprü geçiş ücretleriyle ilgili tartışmaların hatırlatılması üzerine Yıldırım, sapla samanın birbirine karıştırılmasından bir iş çıkmayacağını vurguladı. 

“EVİRİP ÇEVİRİP, BÜKMEYE LÜZUM YOK”

Turgut Özal zamanında devlet bütçesinden, hatta bütçede de para olmadığı halde kredi borçlanılarak köprü yapıldığını hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

“O köprünün borcunu yıllarca bu ülke ödedi. Kim ödedi, geçen de geçmeyen de. Bizimki öyle değil. Biz, ‘bu köprüyü yap kardeşim, bu köprüden de ücret alacaksın, şu kadar süre işleteceksin’ diyoruz. Mesela Yavuz Sultan Selim 8-9 sene işletilecek. 4 yıl yapımı düştükten sonra biraz da geçti, 15-16 sene sonra bitecek. Bu süre içerisinde bizim verdiğimiz trafik sayısı var, tutturursak para filan vermeyeceğiz. Tutturamazsak arasındaki farkı vereceğiz. 

Bununla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kıyaslama akla, izana uymaz. Birisi armut, birisi elma. İkisini toplayalım, buradan bir matematik sonucu çıkmaz. Kendisi fizik öğretmeni ama o hesapları demek ki öğrenmemiş. Bu yap işlet devret modelidir. Burada sadece kullanıcılar öder. Kullanıcıların ödemesi yetmiyorsa biz de farkını öderiz. Çünkü bunun parasını biz koymadık masaya, adam gitti borçlandı. Bu iki köprünün yollarıyla bilmem neyiyle beraber toplam bedeli 50 milyar lira. 50 milyar lira biz kendi bütçemizden, kasamızdan ayırabilseydik zaten 50 yıldır bunu yapardık, konuşulmazdı. Onun için bütçeye yük getirmeden dedik ki senin paran var yap bunu, biz de sana taksit taksit ödeyelim, şu kadar sene de işlet. Bu kadar basit bir mesele. Bunu böyle algı oluşturmaya yönelik evirip çevirip, bükmeye lüzum yok.”

Başbakan Yıldırım, üçüncü havalimanının açılışının 29 Ekim’e denk geldiğinin hatırlatılması üzerine, tamamının değil 90 milyon kapasiteli birinci bölümün açılmış olacağını söyledi.

“AK PARTİ ZORU BAŞARAN BİR PARTİ”

AK Parti’nin 7 Haziran’ı saymazsak her seçimde oyunu artırarak yola devam ettiğine dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

“2007’de cumhurbaşkanını seçemedik, 363 krizi yaşandı, ondan sonra referanduma gittik, halk doğrudan seçsin ve yüzde 50 + 1 ile seçsin diye. O zaman bu değişliklik olmuştu. Şimdi bu değişiklik diğer bölümlerle, o parlamenter sistemi cumhurbaşkanlığına dönüştüren değişikliktir. Tamamlayıcı bir değişikliktir. Önceki referanduma göre zaten cumhurbaşkanı seçildi. Hatırlayın 10 Ağustos 2014’te yüzde 51 baremi zaten vardı, ona göre seçildi. Burada da aynı durum, farklı bir şey yok. Orada o standardı getirmiş olan bir parti… Bir sonrakinde tekrar bunu düşürmek çok fazla izahı kolay olan bir şey olmaz. O yüzden temsilde adalet bakımından biz bunu muhafaza ettik, bir de önceki yaptığımız bir açılımın gerisine düşmemek için muhafaza ettik. Zor olduğunu biliyorduk ama AK Parti zoru başaran bir parti olduğu için tereddüt göstermedik.”

“MİLLETİ SÜREKLİ SEÇİMLE MEŞGUL EDEMEYİZ”

“Cumhurbaşkanı seçilecek ancak AK Parti parlamentoda yeterli çoğunluğu sağlayamayacak” şeklinde bir senaryo bulunduğunun ifade edilmesi üzerine Yıldırım, “Rüya mı görmüşler, istihareye mi yatmışlar” dedi.

Yıldırım, MHP ile Cumhur İttifakı’nı kurduklarını anlatarak, “Cumhurbaşkanında ortak adayımız, hepimiz oraya vereceğiz. Ama MHP’nin seçmenleri kendi adaylarına verecek, AK Parti’nin adayları kendi adaylarına verecek. Böylece güçlü cumhurbaşkanı, güçlü Meclis…” diye konuştu.

24 Haziran sonrası erken seçim kararı iddialarının sorulması üzerine Yıldırım, “Hayır, öyle bir şeye gerek yok. Milleti sürekli seçimle meşgul edemeyiz. (Sistemde) Hiçbir tıkanma olmaz, öyle bir şey olmayacağını bir kere söyleyeyim, bizim milletimiz öyle bir çelişkiye izin vermez, ayarını güzelce yapar ve ona göre karar verir.” değerlendirmesinde bulundu. 

“YENİKAPI RUHUNU ZEDELEYECEK BİR SIKINTI OLMADI”

Başbakan Yıldırım, Devlet Bahçeli’nin Kayseri’de yaptığı konuşmada AK Partili bazı milletvekillerine ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Yıldırım, “Zaman zaman sahada böyle şeyler duyuyoruz. Sadece AK Parti tarafında değil MHP tarafında da bu var. Yerelde kıskançlık, rekabet, çekişme olabilir. Bunları büyütmenin anlamı yok. Önemli olan bizim ne dediğimiz, Cumhurbaşkanımızın ne dediği, Sayın Bahçeli’nin ne dediği. Biz bunlara itibar ederiz. Aramızda muhabbeti, ittifak ruhunu, Yenikapı ruhunu zedeleyecek bir sıkıntı olmadı, bugünden sonra da olmaz.” şeklinde konuştu.

Yıldırım, 24 Haziran seçiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oy verme noktasında herkesin Türkiye’nin bekasını, iç ve dış tehditleri göz önünde bulundurarak, “cömert” davranacığına inandığını belirtti.

Yıldırım, “Kimse bir ülkenin maceraya sürüklenmesine rıza göstermez. Bahçeli, ülkücü camiasını bizden daha iyi bilir. Ama bizim de sahadan elde ettiğimiz intiba aynı yönde.” diye konuştu. 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği af konusundaki bir soru üzerine Yıldırım, AK Parti olarak duruşlarının belli olduğunu hatırlatarak, “Bizim bu konudaki duruşumuzda bir bir değişiklik yok. Zaten FETÖ ve terörle mücadele henüz bitmiş değil. Burada hem mağdurların hem de bu mücadeleyi yapanların azmini kırmak gibi bir düşüncemiz yok, buna da hakkımız yok. Biz terörle mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.” ifadelerini kullandı. 

“DEMİRTAŞ, ÖNCE 53 MASUNUN HESABINI VERSİN”

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaşı’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına YSK’nın izin verdiğini anımsatan Yıldırım, şunları kaydetti:

“YSK mahkeme değil, onay verir. Hakkında ciddi suçlamalar var, doğrudur eğridir. ‘Halkı isyana teşvik, terör örgütünün alenen propagandası yapmak, teröre teşvik, teröre lojistik destek sağlamak’ var. YSK da kanunlara göre karar veriyor. Şu çarpık mantığı öne süremeyiz. ‘YSK izin verdi o zaman dışarı çıksın.’ Masumiyet karinesi var, insan hüküm giymedikçe suçlu sayılmaz, bu ayrı bir şey. Ama karar da verilmemiş nasıl serbest bırakılacak. Bizim dememizle olmaz. Türkiye bir hukuk devleti, mahkemeler bunun kararını verecek. Defalarca duruşmalarda tahliye için müracaatta bulundu, hepsi reddedildi. ‘Hemen dışarı çıksın’, kardeşim siz mahkeme misiniz, onun vereceği kararı siz mi vereceksiniz? Herkes görevini bilsin ve ona göre hareket etsin.”

Demirtaş’ın TRT’deki konuşmasında kullandığı “bir oyluk canları var” ifadesine ilişkin soru üzerine ise Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Ben bunun üzerinde durulacak bir laf olduğunu düşünmüyorum. Gayri ciddi söylenmiş bir laf. Cürmü ne ki? Ateş olsa cürmü kadar yer yakar. Bu milletin teröre karşı zihni kapalıdır. Selahattin Demirtaş önce Kobani olaylarında halkı sokağa döküp, 53 masum insanın ölümüne sebep oldu. Bunun hesabını versin. Cumhurbaşkanı adayı olmadan bunu hesabı verilmesi gerek. Bölücülere PKK terör örgütüne, güvenlik kuvvetlerimizi şehit edenlere bir şey söylemezken, terör örgütü üyelerinin cenazelerine gitmeyenleri cezalandıracağım diyen bir adamdan bahsediyorum. Bunun, bu ülkenin cumhurbaşkanı adayı olması normal bir şey mi? Şu açıdan normal, bu Türkiye’nin ne kadar hoşgörülü, ne kadar demokratik ülke olduğunu gösteriyor. Ülkesini, milletini, bağımsız bütünlüğünü yıkmak isteyenlere bile şans veriyor. Batı demokrasileri baksın bundan ibret alsınlar. Avusturya’da ve Almanya’da bizim soydaşlarımızın konuşmasına bile tahammül edemiyorlar. Kimliklerini ifade etmelerine bile rıza göstermiyorlar.”

“ÇÖZÜM, PKK’NIN, ÜLKEMİZ TOPRAKLARINDAN TAMAMEN KAZINMASI”

Çözüm sürecinin sona erdiğini vurgulayan Yıldırım, “Çözüm mözüm yok. Çözüm, PKK terör örgütünün sonsuza kadar bir daha ortaya çıkamayıncaya kadar yok edilmesinden geçiyor. Kürtlerin bunların zulmünden kurtarılması lazım. İçeride ve dışarıda bu mücadele karlılıkla sürdürülecek. Bölgede insanımızın geri kalmasına neden olan bu uçları, üst aklı dışarıda olan bu örgütü, ülkemiz topraklarından tamamen kazıyacağız. Çözüm budur. Bu süreç de başlamıştır. Bu anlamda çözüm devreye girmiştir.” ifadelerini kullandı. 

Başbakan Yıldırım, PKK terör örgütüne yönelik operasyonlar sayesinde şu anda Doğu ve Güneydoğuda insanların dağlarda, yaylarda, şehirlerde, köylerde rahatça dışarı çıkabildiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“PKK bir kere terör örgütüdür, ülkemize büyük zarar vermiştir. Bizim Kürt vatandaşlarımızın siyasi partilerinin olmasına itirazımız yok. Bizim itirazımızı kendini PKK esaretinden kurtaramayan, PKK’yı açıkça lanetlemeyen, karşı çıkmayan bir siyasi kadro. HDP, 7 Haziran seçiminde bir kez daha PKK terör örgütünün esareti altında olduğu göstermiştir. Herkes siyaset yapabilir ancak ülkeyi bölmek için siyaset yapmak, propaganda zaten yapıyorlar, bölücülere lojistik sağlamak, iş birliği yapan partilerin bu ülkeye verebileceği bir şey yok. Türk ve Kürt vatandaşlarımıza hiçbir faydası yok. Onca insanın ne kadar acılar çektiğini, ne kadar güvenlik güçlerimizin şehit olduğunu hatırlayalım. Bugünlere dönmeyi kimse istemiyor. Yani HDP, PKK’nın güdümünde ve esaretinde çıkmadıkça bizim duruşumuz nettir.”

Yıldırım, 657’ye tabi memurların sözleşmeli yapılacağı yönündeki iddialarla ilgili soruyu yanıtladı.

Memurların nasıl çalışacaklarının anayasada belli olduğunu, bu konuda bir değişiklik yapılmayacağını bildiren Yıldırım, “Öyle bir şey yok. Anayasada zaten bunun tanımı yapılmış. 657’nin kapsamı belli, nasıl çalışacakları belli. Memurlarla ilgili herhangi bir şey söz konusu değil. Zaman zaman böyle yalan dolan laflar ortaya atılıyor, kafa karıştırılmaya çalışılıyor. Oy avcılığının ötesinde bir şey değil. Herkes kendi statüsü neyse o statüyle çalışmaya devam edecek.” dedi.

Yıldırım, Türkiye’nin geleceği olan gençler için bir takım çalışmalar yaptıklarını, bu süreçte 131 yeni üniversite açtıklarını söyledi.

Gençlerin üniversiteye erişimlerini kolaylaştırdıklarını kaydeden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Dünyada üniversiteye erişimde Yunanistan’dan sonra Türkiye ikinci sırada geliyor. Artık üniversite kapılarında bekleme konuşulmuyor. Çünkü mezun olanlar kadar kontenjan var üniversitelerde hatta bazılarında da boş kalıyor. Bu tarafı hallettik, açılan üniversitelerin yurt kapasitesini artırdık, 182 binden 632 bine çıkardık ama yetmez, yüzde 10’u bile değil üniversitede okuyanların, daha da artıracağız.”

Yıldırım, bursları 10 kat kadar artırdıklarını, gençleri yurt dışına eğitim için gönderildiğini belirterek, “Gençlerimize daha fazla sorumluluk vermemiz lazım. Onları sosyal medyada daha çok takip etmemiz lazım, onların aykırı fikirlerine tahammül etmemiz lazım.” dedi.

“KAMPANYALARI İYİ GİTMİYOR”

Yıldırım, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin kendisine “eğlenceli” dediğinin hatırlatılması üzerine, “Onları eğlendirebiliyorsak bu da iyi bir şey yani canları sıkılıyor zaten. Kampanyaları iyi gitmiyor, millet artık söylemlerinin içinin boş olduğunu anladı. Dolayısıyla ben koltuğumu bırakmak için mücadele ediyorum, onlar koltuk kapmak için mücadele ediyorlar ama o kadar kolay olmadığını da bilmeleri lazım.” dedi.

Yıldırım, Saadet Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu için “(Hızlı tren göçü artırıyor, Sivas’a hızlı trene ne gerek var) dedikten sonra daha söylenecek laf bulamıyorum.” ifadesini kullandı. 

Meral Akşener için “Allah işini gücünü rast getirsin” diyen Yıldırım, “Genel olarak yıkım ekibi diyorum ben bunlara, onların ortak bir hedefi var Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmek, sonrası ne olacak, sonrası tufan, önemli değil. Recep Tayyip Erdoğan olmasın da ne olursa olsun.” ifadesini kullandı.

 Başbakan Yıldırım, Türk Milleti’nin ferasetine, basiretine güvendiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Milletimiz geçmişi de geleceği de Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları da en detaylı bir şekilde dikkate alacak ve ona göre tercihini yapacak. İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün diyorum, Türkiye’nin bölgede güçlü olmaya ihtiyacı var. Ülkemiz etrafındaki dış tehditlere, kurgulanan planlara karşı birliğimiz beraberliğimiz çok önem arz ediyor. Bunu sağlayacak tecrübeye sahip ekiplerin iş başında olması önemli ama yeni dönemde bize, yeni iktidara düşen bir görev var. Sadece yüzde 51’in değil, gayri memnunların da oranını azaltmak. Tüm başarı orada, yüzde 50 verdi eyvallah ama vermeyen vatandaşlarımızın da gönlünü kazanmamız lazım. Onu da sağlamak için yeni dönemde daha çok gayret etmek ihtiyacı var.”

“KEM ALETLE KEMALAT OLMAZ”

Başbakan Yıldırım, dolar kuru ve ekonominin genel gidişatı ile ilgili bir soru üzerine son günlerde kurdaki değişimlerin Türkiye dışındaki küresel gelişmelerden etkilendiğini, ABD ve AB merkez bankalarının faiz artırması ve petrol fiyatlarındaki artışın olumsuz etkilerinin olduğunu ifade etti. 

“Genel olarak ekonomi istikrar ve güvene bağlıdır. 24 Haziran seçimlerinde güçlü bir istikrar sağlanırsa, güçlü iktidar gelirse her şey çok kolay olacak. Taşlar yerine oturur” diyen Yıldırım, muhalefetin seçim vaatlerinde israfa vurgu yaptığı yönündeki soru üzerine ise şöyle konuştu:

“İsrafa biz karşıyız. Ne lükse düşkünlüğümüz var. Bir dilim ekmek sen yiyorsun bir dilim ekmek ben yiyorum. Belki de iki öğünü yiyemiyoruz. Bizim vatandaştan başka farklı bir yanımız yok. (Makam araçları) Yürüyerek mi gidelim, zaman ekonomisi diye bir şey var. Devletin itibarını temsil eden makamlarda da bu araçların olması lazım. Onu bile istismar konusu, siyaset aracı yapmak ayıptır. Buna gerek yok. Araçtı, lükstü, oydu, buydu lüzumsuz işler… Her ülkede böyle. Hangi ülkede başbakan ve cumhurbaşkanı araç kullanmıyor. Zaman altın değerindedir. Kem aletle kemalat olmaz.”

“BİR ÇILGINLIK YAPMAYA KALKARLARSA”

Başbakan Yıldırım, “FETÖ tehdidi devam ediyor mu ?” sorusu üzerine ise “Tam anlamıyla bittiğini söyleyemeyiz. Bunlar o kadar sinsi ki bütün hücremize kadar yerleşmiş. Yeni darbe ihtimali anlamında söylemiyorum. Temizlik anlamında, yargıda, orduda, bürokraside. Kamudaki, iş hayatındaki, STK’lardaki temizliğin yapılması halen devam ediyor. Bir çılgınlık yapmaya kalkarlarsa daha ağır bir şekilde bedelini öderler.” cevabını verdi.

Bedelli askerliğin detaylarının belli olup olmadığı yönündeki soru üzerine ise Başbakan Yıldırım, bunun yeni hükümetin konusu olduğunu, kendilerinin bunun bir ihtiyaç olduğunu, mutlaka yapılması gereken bir konu olduğunu açıkladıklarını kaydetti.

Konuya sadece “bedelli meselesi” olarak bakılmaması gerektiğine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Bu daha kapsamlı bir çözüm gerektiren bir iş. Düşünün 5 milyondan fazla gencimiz var, askerlik çağına gelmiş bir iş yapamıyor. İşe girecek giremiyor, plan yapamıyor. Bu insanlar diyor ki ‘bizi askere alın’, almıyoruz. ‘Bırakın biz hayatımızı kuralım’. Ona da ‘yok’ diyoruz. Nasıl olacak? Devlet olarak bizim buna çözüm bulmak gibi bir mecburiyetimiz, borcumuz var. Yeni hükümetin seçim sonrası ele alacağı konulardan bir tanesi bu olacak. Bu tabi Silahlı Kuvvetlerle koordineli bir şekilde olacak. Gençlerimiz rahat olsun. Bunun bir esasa bağlanması lazım. Bunun adı bir reform. Profesyonel orduya geçtik. 15 Temmuz’dan sonra bu süreç hızlandı. Şu anda ön saflarda profesyonel askerler gidiyor.” 

3600 EK GÖSTERGE 

Uzman jandarmaların 3600 ek gösterge taleplerinin olduğu, bu konuda bir çalışma olup olmadığının sorulması üzerine Yıldırım, “Burada hakkaniyeti esas almamız lazım. Bu işin arkası kesilmez, herkes istiyor. Şu anda açıkladığımız, polis, öğretmen, ebeler, din görevlileri, hemşireler… Bunlar dışında yeni dönemde yeni hükümet buna benzer başka gruplar varsa mutlaka dikkate alacaktır. Şimdi sahada geziyoruz, talepler geliyor.” diye konuştu.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


halkalı escort avcılar escort halkalı escort porno video porno porno ümraniye escort

antalya escort

escort izmit bursa escort bodrum escort antalya escort ankara escort bayan
escort manisa escort afyon escort samsun escort kayseri escort gaziantep
Tema Tasarım | Osgaka.com